fbpx
#bisiklet

Hangi Bisiklet Yarışını Seçmelisin?

19 Kasım 2018

Yazar :

Hangi Bisiklet Yarışını Seçmelisin?

Türkiye’de Gran Fondo’lar ve federasyon yarışları dışında pek örneği olmasa da, yol bisikleti yarışları aslında uçsuz bucaksız bir çeşitliliğe sahip; kriteryumlar, tırmanış yarışları, farklı kategorilerdeki yol yarışları ve hatta gravel macera yarışları. Hepsi birbirinden farklı amaçlarla düzenlenen, farklı özelliklerdeki bisikletçilere hitap eden organizasyonlar. Kimisinde amaç yarışmakken, kimisinde ise start-finiş arasında sadece gülümsemek… Biz de bu yazımızda yarışlar arasındaki farkları anlatmaya çalışacağız.

Yol yarışları
Görmeye en alışık olduğumuz yarış tipi. A noktasından toplu bir şekilde start alıp, B noktasına ilk ulaşan bisikletçinin kazandığı, farklı zemin türlerinde, farklı rota profillerinde yapılan yarışlar. Ülkemizde bu yarışları Türkiye Bisiklet Federasyonu düzenliyor ve yalnızca bir lisans ve Uluslararası Bisiklet Birliği’nin (UCI) izin verdiği bir yol bisikleti (ve tabii ki ekipmanlar) ile bu yarışlara katılabiliyorsunuz. Fakat ABD’de olduğu gibi bir kategorizasyon sistemi olmadığı için, kendinizi bu yıl Türkiye Turu’na hazırlanan bisikletçilerle aynı start çizgisinde bulma olasılığınız oldukça yüksek..

Kriteryum
Türkiye’de yine Bisiklet Federasyonu’nun düzenlediği bu etkinlikler, kapalı ve kısa mesafeli bir parkurda birden çok tur üzerinden yapılıyor. Bol viraj ve hızlanma-frenleme içeren bu yarışlar standart yol yarışlarına göre daha kısa süre sürse de, sürekli geçilen yüksek tempo nedeniyle oldukça yorucu ve zorlayıcı bir hal alıyor. Ayrıca yarışı tamamlayabilmek için lider bisikletçinin size tur bindirmemiş olması gerekiyor.

Son yıllarda oldukça popüler hale gelen Red Hook Crit’te ise aynı formatta, fakat Fixed Gear bisikletlerle yarışılıyor. Kim bilir, belki de Brooklyn, Milan ve Barcelona gibi şehirlerde düzenlenen bu etkinliği ileride İstanbul’da görme şansı yakalarız.

Zamana karşı
Yine A noktası ile B noktası arasında yapılan, fakat toplu değil de bireysel çıkış alınan yarışlar. Fazla tırmanış içermeyen bu rotada amaç daha hızlı gitmek olduğu için de, kullanılan bisikletler ve ekipmanlar aerodinamik olarak en yüksek avantajı sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Bu sayede kocaman borulara sahip, arka tekeri disk ile tamamen kapatılmış, yol yarışlarında kullanılması yasaklanan ekipmanlar zamana karşı yarışlarında kullanabilme şansı yakalıyoruz. Özellikle İngiltere’de bölgesel kulüpler, trafiğe açık fakat güvenli rotalarda haftalık olarak 10 mil zamana karşı yarışları düzenliyor. Hatta 2016 yılında Sir Bradley Wiggins, kendi evinin yakınında düzenlenen benzer bir etkinliğe katılıp yaklaşık 40 saniye farkla kazanmıştı.

Gran Fondo
Bu etkinlik türü için ayrı bir yazı hazırlamış olsak da, kısaca Gran Fondo’lar yarı rekabetçi bir ortamda, katılımcıların kendilerini profesyonelmiş gibi hissetmelerini sağlayan toplu sürüş etkinlikleri olarak tanımlanabilir. Amaç yarışmak değil, güzel vakit geçirmek olsa da, ülkemizdeki yol yarışı eksikliği nedeniyle katılımcıların çoğu bu etkinliklere maalesef yarış olarak bakıyor.

Tırmanış yarışı (hill-climb)
Yine İngiliz bisiklet kulüplerinin sevdiği etkinliklerden birisi. Yol yarışından çok bireysel zamana karşı olarak koşulan bir tür. Birkaç kilometre uzunluğundaki bir yokuşta, genellikle trafiğe açık bir rotada yapılan bu etkinliklerde amaç gün sonunda en hızlı zamanı elde etmek. Bu yarışları çekici kılan bir diğer nokta ise katılımcıların yarış için özel bisikletler kullanabiliyor olması. Bu da Tırmanış yarışlarını tek frenli, vitessiz ya da 2-3 vitesli, tek aynakollu, bütün gereksiz parçaları sökülmüş ya da testereyle kesilmiş (buna yol gidonunun alt kısmı da dahil) bisikletlerin bir araya geldiği, hayal gücünüzü zorlayacak modifikasyonları görebileceğiniz etkinlikler haline getiriyor.

Challenge yarışlar
Belki de en çok eğleneceğiniz, ama en çok acı çekeceğiniz yarış türleri bunlar. Gran Fondo’larda olduğu gibi bu etkinliklerin çoğu yarı rekabetçi olarak düzenleniyor. Kategori kürsüleri ödül alıyor olsa da, asıl amaç yarışı bitirmek. Nedeni ise, bu tür yarışların standart yarışlara göre çok daha zorlu bir parkurda geçiyor olması. Bir adanın etrafındaki 400 kilometrelik rotayı tamamlamak ya da bir günde deniz seviyesinden 3000 metreye tırmanmak ya da Avrupa’yı bir uçtan diğer uca geçmek.. Aslında yalnızca kendinizle rekabet edeceğiniz, kahve molasında arkadaşlarınıza uzun uzun anlatacağınız anılar biriktirebileceğiniz yarışlar…